Evet efendim, sonunda kurcalaya kurcalaya sitedeki tüm fotoları uçurmayı başardım. Bir süre şeklimiz mecburen böyle yazı tabanlı olacak. çok üzgünüm.
Daybreakers
Vizyona giren hemen hemen hiç bir filmi beğenmeyen Arabölge ahalisini yine çok sevindirecek bir filmle karşı karşıyayız: Daybreakers.
Hikayemiz şöyle: İnsanlığın büyük oranda vampire dönüştüğü bir gelecekte, normal insanlar vampirler tarafından besin maddesi olarak -Matrixtekini andıran- özel bir takım tüplerin içinde bekletilmektedirler.
Vampir oluşlarının pek bir faydasını görmeksizin, normal/eski yaşamlarına devam eden kan emici arkadaşlarımız, bir yandan "aman bir hastalık mastalık olur tüm insanlar ölürse biz nereden besleniriz?" diyerek, insan kanına alternatif bir besin maddesi geliştirirler.
Test edilen madde olnaylanınca da, "ulan madem elimizde böyle bir güzellik var, insanları neden haybeye besleyelim?" deyip tüm tüpleri patlatmaya karar verirler.
Bir grup kaçak insan ise bu karara karşı direniş göstermeye karar verir. Ve olaylar gelişir.
Fragman şöyle:
Heheee.. Replik güzelmiş. Ancak daha provokatif yorumlar bekliyorum. Mesela: "ne ulan bu matrix'le i am legend'ın karışımı olmuş" gibi :)
Orası çok açık olduğu için değinmek bile istemedim aslında. Blade'te de vampirlerin nihai amacı böyle bir distopya yaratmaktı. Bu devam filmi bile sayılır aslında. Hikaye'den bi iş çıkmayacak gibi ama hey, güneşin altında yeni bir şey yok ki!? :)
Olsun; içinde vampir olsun, crossbow olsun yeter. Hele bilimkurgu ile sulandırılmışsa tamamdır.
Açıkçası evet, Vampirlerin çoğunlukta olması fikri dışında yeni bir fikir sunmuyor ama zaten efsane bir filmde beklentisinde değiliz. Şöyle eğlenceli bir-iki saat geçirtsin yeter.
Tabii artık filmler için beklentileri bu kadar düşük tutmakta üzücü bir durum ama elimizde olan bunlar.
Benway'cim vizyona giren her film'i beyenmioz diye bir sıkıntımız yok. Çıkan filmleride kötü yanlarıda olsa sevioruz. Sadece mantık hatalarından yakınıoruz. Senin kalp naklinden yana benimde ilahi bir olayı robotlara uyarlamadan yana vb...
Film'e gelirsek açıkcası bende Sam Neill'i görünce çok sevindim. Event Horizon ve In The Mouth Of The Madness'dan sonra hafızama iyice kazınmış bir oyuncudur kendisi. Korku ve gerilim türünde iyi çalışmalar ortaya çıkarmıştır. Çocuk yaşda da beynimin en karanlık köşesine kazınmıştır =)
Benway'in istediği türden bir yoruma gelirsem eğer en azından bu defa robotlar yok işin içinde. Son iki aydır içim dışım teknoloji olmuştu. Ne bilim Terminator, Transformers, Star Trek ve az da olsa Watchman gayet teknolojik bilim kurguydu bunda biraz daha mistik karakterlere dönüyoruz. Onun için içimi bir heyecan kaplıyor. Hiç bir film ile benzetme çabasında değilim. Kendi içinde özgün bir proje olmasını umuyorum. Hani denemez mi hiç matrix'deki manteliteye benzemiyormu? Eh tabi çucundan biraz çakması olmuş gibi ama blade de aynı düşünce söz bahsi geçmişti. Hicks güzel deyinmiş. Ayrıca ben güzel geçecek bir iki saatin yanında biraz da aklımda iz bıraksın isterim. İzledikten sonra "bu da neydi lan" deyip iki gün sonra hatırlamadığım bir film'e dönüşmesinden yana değilim açıkcası. Bu yönden daha yeni izlediğim Knowing film'i kendim için konuşmam gerekirse bende baya derin iz bıraktı =)
2010'a kadar bekliyeceğiz ve göreceğiz. Gelecek seneye bizi baya heyecanlı vizyon filmleri bekliyor. Yinede benim en öncelikli beklediğim filmim şahsi yönetmenim Tim Burton'dan Alice In Wonderland =)
Vampir olmuşlar ama adam olamamışlar!!! :))) eheheh
hem insanları niye öldürüyorsunuz ki saklayın bi gün mutlaka işe yararlar ne bilim temizlikti fln :D
bu film de beklenir işte..
ne zamandır içinde ünlü isimlerin olduğu, a kalite, ağır çekimlerin ve stilize klip estetiğinin olduğu bir vampir filmi açlığı vardı... iyi oldu..
tamam b kalite bol kanlı vampir filmlerini de zevkle izliyoruz ama arada böylelerini de arıyor bünye..
neyse bu vesileyle şu sıralar ufaktan hissetmeye başladığım "ee bir sürü beklediğimiz film geldi, bundan sonra biz neleri bekleyeceğiz" sorunsalı aslında çok da dert etmemek gerektiğini tekrar anlamış oldum. allah holivut'u başımızdan eksik etmesin.. farklı dünya mutfaklarını denesek de holivut'un tadının yerini de kimse dolduramamakta :)
bu arada çok umutlu olmasam da umarım bu film "gerçekci" olmak adına kötü veya hüzünlü bir sonla biter. tek dileğim bu. çünkü böylesi bir yapı (vampirlerin yönetimi ele geçirdiği..) öyle kolay kolay yıkılamaz. matrix'de makinaları da aynı mantıkla yenemediler ya, güzel olmuştu hani. karamsar bitsin.. ne bileyim insanların tümü 300 tarzı kahramanlık yapmayı başarsa da sonunda bitsin.. veya en azından insanlık bitsin ama biterken de öyle birşey yapsınlarki tüm o "yeni kan" zehirlenmiş olsun... bu daha dramatik oldu bence :)
güzel güzel de filmin gelmesine daha çok var ya. Filmin konusu ilgimi çekmeyi başardı doğrusu.. =)
Dün izledim Daybreakers'ı. Maalesef hayal kırıklığı. Tamam, vampir filmlerini çok severim, Defore ağbi var, Ethan Hawk var, konu çok ilgi çekici, büyük prodüksiyon falan ama yok ağbi. Beklediğinizi kesinlikle bulamayacaksınız filmde ondan eminim. İzleyin mutlaka, sonuçta böyle bir dünyayı tasvir eden en basit materyal bile bizim için hazine değerinde.
Şimdi gelelim beni rahatsız eden, filme "olmamış" dedirten detaylardan bazılarına.
Unutmadan filmin konusu tam olarak yukarıdaki gibi değil.
Spoiler
--------------------
- Vampirlerin öğlen güneşinde gölgede sorunsuzca takılabilmeleri. 80'lerden beri envai çeşit vampir filmi izledim, yeni yaklşımlara da açığım ama bu olmaz. Yani Twilight gibi 12-16 yaş arası kız çocuklarını alan bir filmde olur da bu, Defoe ağbinin oynadığı filmde olmasını sindiremedim.
- Bizim doktor insan kanı içmiyorsa ne kanı içiyor. Hayvan kanı içiyorsa neden kalanlar da içmiyor bir şekilde. Koca vampir hükümeti dünyayı kendilerine göre şekillendirmeyi bilmişte sığır çobanlığı mı yapamamış.
Bu detayı kaçırmış olabilirim, anlayan varsa açıklarsa sevinirim. Ha bir de Malthus teorisi diye bir şey okumamış mı bu vampirler. Yani sen insan avla, bulduklarını damıt. Hayatta kalamasınlar, matrix gibi bir şey de kurma çocuklar için. Sürünsünler. Ondan sonra açlık sınırı. Eeee...Olmaz tabii.
- Vampirler bizim bildiğimiz superhuman gücünde yaratıklar. Duyarlar, görürler, uçarlar....odur budur. Yok hiçbiri filmde. Kan içmeyip berserker moduna girmiş olanlar hariç hiçbirinde öyle süper güç hissi de alamadım. Ki zaten kan içmedikçe nasıl güçlenir bu yaratık onu da anlamadım. White Wolf'a kurban olsunlar.
- Vampirlik tedavisi "güneşte azıcık yan, sonra suya atla, ahanda iyileştin." Bu da çok can sıkıcı. Hadi lan diyor dayanamıyor insan.
- Dünyanın geri kalanından şöyle bir bahsedilip geçiliyor. Bu mudur yani?
- Vampir sayısının çok daha ciddi rakamlarda olması gerekmiyor mu? Benim hissettiğim vampir adedinin olması gerekenden çok az olduğu.
- Filmin genel gidişhatı havada biraz. Senarist "Bunu da burdan şöyle bağlayalım, bu da şöyle oldu mu seyircinin kalbini alırız" düşünce baloncuğuyla yazmış sanki.
-------------------------------------
İzleyin, bir vampir filmi daha izledim dersiniz. Ama iyi bir vampir filmi değil.








William Defoe'yu görünce mutlu bir şekilde gülümsedim. "we are the folks with the cross bows" reliği iyi bişeyler vaad etmek için yetti bana.