Evet efendim, sonunda kurcalaya kurcalaya sitedeki tüm fotoları uçurmayı başardım. Bir süre şeklimiz mecburen böyle yazı tabanlı olacak. çok üzgünüm.

[Tartışma] - Sherlock Holmes yorumları

Fragmanını şurada verdiğimiz Guy Ritchie filmi Sherlock Holmes bu cuma itibariyle vizyona girdi.

Sürekli olarak kendini tekrar ettiğinden, tüm filmleri birbirinin aynı olduğundan dem vurulan Ritchie'nin bir şekilde "alın o zaman aq" serzenişiyle çektiği görülen Sherlock Holmes, hemen başında belirteyim şu sıra vizyondaki en iyi seyirlik.

Standart bir Sherlock Holmes öyküsü şablonuna sahip filmimizi diğerlerinden farklı kılan Ritchie'nin Holmes ve Watson yorumu. Öykülerde ve sinemada haza iki beyefendi, soğuk tipler olarak resmedilen ikilimiz bu kez kısmen berduş, ekşının göbeğine dalmaktan çekinmeyen, macerayı seven iki adam statüsünde.

Filmin temposu yüksek, çekimler ve müzikler güzel. Finali ise tez zamanda bir ikinci filmin geleceğini müjdeliyordu. Tavsiye ederim.

---
---

TezgelegemeN (doğrulanmamış)
Groups: None

!!!SPOILER İÇERİR!!!
!!!SPOILER İÇERİR!!!
!!!SPOILER İÇERİR!!!

Film çok klişe ve kendini belli ediyordu. Kostüm değiştirmeler falan küçük bir çocuk bile at arabasına yanaşan adamın Holmes olduğunu anlayabilir. Ayrıca daha ilk 15-20 dakikada filmin kalanını tahmin etmek mümkün.

Senaryo anlatımı çok kötüydü biraz The Prestige havası yakalamaya çalışmışlar ama çok belli etmişler gizleri. Ayrıca bir çok mantık hatasıda vardı. Örneğin İngilterede geçen İngiliz hikayesi olması gerekirken herşey Amerikanvari bir havada olmuş. Ya da patlamaların olduğu sahnede hiçbirinin sıyrık almaması ilginç. Ya da gemilerin olduğu kısımda denize düşen geminin arkasından gelen ucunda demir bağlı halatın Holmes'e doğru yaklaşırken, Watson'un Holmes'in üzerine atlayıp onu korumaya çalışması çok büyük bir mantık hatasıydı. Onu oradan çekip çıkaracak sandım.

Bir de filmin en sonunda herifin zincirle asılı kalmasıda komiğime gitti çünkü bu tür gerçekleşmesi çok zor olaylar genelde 2nci yada 3ncü sınıf filmlerde olur.

Son olarak toplamak gerekirse, bence; senaryo ve anlatım olarak çok zayıf ama görsel açıdan güzel sayılabilecek bir filmdi.

User offline. Last seen 2 gün 6 saat ago. Offline
Joined: 20/01/2009
Gönderiler:

Valla eğlenceliydi..Genel olarak bu cümle özetliyor filmi.

User offline. Last seen 2 hafta 6 gün ago. Offline
Joined: 15/01/2009
Gönderiler:
Groups: Güzel şeyler

filmi izlemedim, ama izleyen arkadaşlarımın ortak görüşü filmin tam bir guy ritchie tadında olmadığı yönünde...

yoshi (doğrulanmamış)
Groups: None

Sevgili Tezgelegemen, (sanırım bunda da spoiler var)

Seni dünya sinema yorumları tarihinin en kötü yorumunu yaptığın için evvela kutluyorum.

Şimdi, Sherlock Holmes kostüm değiştirdiğinde kimse kılığından anlamıyor bunu, anlayanlar -ki bunlar filmi izleyenlerin az bir kısmı aslında- mantık yürütüp o Holmes'dür diyorlar, ki bunda hiçbir sıkıntı yok. Zaten kostüm değiştirmek Sherlock Holmes'ün adetlerindendir. Karaktere az çok hakim herkes zaten direkt olarak anlıyor onun o olduğunu, ve buradaki sorun nedir ki? Bilmeyenler de işte dediğim gibi Robert Downey Jr.'ın yüzünü gördüklerinden değil, tahmin ettiklerinden anlıyorlar o karakterin bunu yapabileceğini. Yoksa açık maçık değil onun Holmes olduğu tipinden? Yaratılan karakter böyle afacanlıklara yatkın diye biz onun olduğunu tahmin edebiliyorsak buradaki sorun nedir ki? Filmden neyi eksiltti ki bu? Ve merak etme, öyle herkes de anlamadı zaten, çok azı anladı hatta.

Zannetmiyorum ki filmin ilk 20 dakkasından hikayeyi çıkarmış olabilesin. Kötü karakterin aslında ölmemiş olduğunu tahmin edebilirsin belki asıldığı sahnede falan, ki bu karakterimizin esas villian olduğu, ve filmin 20. dakikasında yok olmayacağını hepimiz biliyorduk zaten. Onun dışında neyi çok pis öngördün merak ediyorum?

Filmdeki gizlere gelince, açıklamaları bu kadar teknikken hepsinin (yok sadece bilmemne çiçeğinde bulunan şu nektar şöyle felç eder, yok şu kimyasal şunla karıştırılınca şöyle bir etki yapar) nasıl oluyor da çok belliydi diyorsun? Bunları o işlerin mütehassıslarının bile anlaması o kadar güç ki. Adamımsın.

Mantık hatasının tanımına haiz değilsin anladığım kadarıyla. Bir karakterin karmaşa anında arkadaşını kurtarmak için yaptığı çılgın hamle nasıl oluyor da mantık hatası oluyor? Akıllıca değildi demek başka, mantık hatası demek başka. Kaldı ki o sahneyi tecrübe eden bir karakterden akıllıca bir karar mı beklemek gerekiyor? Aferim, çok güzel mantık hatası yakalamışsın tebrikler.

Ayrıyetten hangi 2. ve 3. sınıf filmlerden bahsediyorsun bir söyle allah aşkına. Zannedersem dünya sinemasına müthiş hakimiyetinin yanında B filmleri konusunda oldukça derin bir bilgiye sahipsin ki böyle cümleler kuruyorsun. Bir olayın olasılığının düşüklüğü neden onun kalitesini düşürsün ki? Yönetmen bir hikaye anlatır ve onun her dinamiğine tam anlamıyla hakimdir. İstediği her şeyi (tabi teoride bu) istediği her şekilde yapar, ve bunların biri, bir diğerinden daha gerçekçilikten uzak değildir, zira gerçek sinemada bulunmayan bir şey zaten. Onun istediği olaylar istediği şekilde gerçekleşir, onun istediği imgelere maruz kalırız ve onun hikayesini dinleriz. Ve eğer filmin bütünlüğü içersinde bir sıkıntı yaratmıyorsa, tutarlılığını bozmuyorsa, filmin kendi yarattığı gerçeklikle çelişmiyorsa böyle tepki vermenin anlamı ne? Adam boynundan değil kolundan asılı kalsa daha mı gerçek olacaktı bu sahne? Kaldı ki orada adamın asılı olması oldukça kuvvetli bir imge, başarısız idamının da aynı şekilde gerçekleştiği hesaba katılınca. Bu sahnenin "gerçek" olabilmesi için adamın bir gemiye çakılması mı gerekiyordu? Şey de diyelim mi: "Kill Bill güzel filmi ama Uma Thurman'ın havada balta yakalaması hiç gerçekçi değildi?"

Bence filmde pek bir numara yoktu, orası ayrı.

İyi günler.

User offline. Last seen 2 gün 6 saat ago. Offline
Joined: 20/01/2009
Gönderiler:

Şimdi sevgili Yoshi, bu kadar ağır bir uslupla girmene gerek yoktu. Zaten Terminator salvation'da bir iç savaş yaşadık. Bir daha yaşamayalım. Sonuçta biz burda tüm dünya amanin muhteşemdi diye konuşurken avatarıda eleştirdik. Herkese saçma gelen yerler olabilir. Tezgelegemen'in görüş açısına göre o öle olabilir. Belki gerçekten 20. dakkada çözmüştür olayı. Olmayacak şey değil. Ya da çok yüksek beklentilerle gittiyse filme bu şekilde görmesi çok doğaldır. Ben bu ülkede "Abi kill bill'deki kan sahneleri hiç gerçekçi değildi" diyen insanlarda gördüm O yüzden Tezgelegemen'in yorumunun gayet mantıklı olduğunu düşünüyorum. Katılmıyorum o ayrı. Seninki de gayet mantıklı tabi. Ona da katılmıyorum tabi ama olsun. Birbirimize girmeden tartışalım bence.

TezgelegemeN (doğrulanmamış)
Groups: None

Birincisi ben bir film eleştirmeni değilim sadece halktan biriyim ve yorum yazabilmek içinde mükemmel üsluplar kullanmamın gerekli olduğunu sanmıyorum sadece fikirlerimi açıklamak istemiştim.
İkincisi filmde kötü adamın ölmemiş olmasını anlamak için dahi olmaya gerek yok hatta filmi izlemeye bile gerek yok. Fragmanı izleyen herkesin zaten anlayabilir bunu. Çünkü fragmanda bile hata var önce asılma sahnesi sonra fragmanın sönuna doğruda fimlin sonundaki yıkık köprüde gerçekleşen Holmes ve kötü adamın dövüşünü gösteriyor. http://www.youtube.com/watch?v=Cv883wfeTtw&feature=channel
Ayrıca benim asıl anlatmak istediğim şeyle aynı fikirdeyiz Yoshi. Çünkü sen filmde bir olay yok demişsin zaten. Benimde dediğim şey; film hiçbir yenilik yapmıyor hatta bahsettiğimiz o sondaki zincirle asılı kalma sahnesini eminim 2-3 farklı filmde görmüşsündür sende.
Ayrıca Holmesin kılık değişikliğinde gayet anlaşılıyordu yüzü, sadece burun değişimi yüzü tanınmayacak hale getirmemiş.
Son olarak Watsonun Holmesin üzerine atlayıp onu kurtarması senaristlerin sanki üşengeçliğinden olmuş gibime geldi. Watson değil ama senaristler daha akıllıca davranabilirlerdi.

Neo
User offline. Last seen 1 hafta 6 gün ago. Offline
Joined: 21/12/2008
Gönderiler:
Groups: None

haftasonu izleyeceğim için yorumları (spoiler olanlar hariç.. onlara hiç bulaşmadım..) hızlıca okudum...

epeydir beklediğim bu film için en çok şeyi merak ediyorum ben.

acaba bu film bir Guy Ritchie filmi olarak mı anılacak yoksa taş herif :) Robert Downey Jr. filmi olarak mı acaba... nüans adına ;)

Neo
User offline. Last seen 1 hafta 6 gün ago. Offline
Joined: 21/12/2008
Gönderiler:
Groups: None

yav TezgelegemeN:

keşke ilk yorumun gibi sonrakilerde de spoiler uyarısı yapsaydın yav. durduk yere spoiler yemiş olduk iyi mi.. "fragmanda bile var, dahi olmaya gerek yok" demekle savunma olmaz.. editleyebilirsen yazının başına spoiler felan ekleyelim de daha fazla kurban vermeyelim bence..

ayrıca film yorumlarken rahat olmak lazım. tabi ki kimse kimseden edebi bi eser beklemiyor....

User offline. Last seen 1 gün 19 saat ago. Offline
Joined: 02/12/2007
Gönderiler:

Hadi ben de olayı bir adım öteye götüreyim ve, "kötü adamın akıbetini öngörmek için ne filmi ne de fragmanı izlemeye gerek yok" diyeyim.
Arkadaşınız size filmi anlatsa ve dese ki "işte kötü adam da idam edildi" elemanın, eşyanın tabiatı gereği en geç filmin sonunda tekrar karşımıza çıkacağını biliriz. O yüzden, filme bu noktadan filme yüklenmek manasız, çünkü şablon bunu gerektiriyor.

Klasikleşmiş bazı durumlarda -bu Sherlock Holmes olur, James Bond olur- çağın gereği ya da yönetmen yorumu ayağına karakteri/karakterleri belli ölçüde değiştirebiliriz. Ama olayın akış şeması ya da sinematik klişeler standarttır, değişmez (tabanca varsa patlar, kötü adam öldüyse dirilir, kız aslında ihanet eder ama adamımızın hayatını kurtarmak içindir, ihanet eden adam aslında bizdendir ve bizden görünen adam aslında haindir, kötü adam her zaman ilahi adaletin tecellisi ile öbür tarafa geçiş yapar vs. Ve hatta tüm bu durumlar trajedya öğeleridir ve site ahalisinden işi bilen biri çıkıp bu konuda aydınlatıcı bir iki kelam etse çok daha faydalı olacaktır). Ola ki bunlardan birini değiştirirsek, o zaman filmin hitap edeceği kitle değişir ki bu da yapımcı için alınması zor bir risk olur.

Peki ya ne olsaydı? Limandaki patlama sonunda Watson ölse miydi? ensesine saplnan bir demir parçası yüzünden boyundan aşağısı kötürüm mü kalsaydı? Holmes'ün kolu mu kopsaydı?

Artık franchaise'a bağlamış bu isimlerin etrafları frp oyunu herosuvari bir nur ile çevrilidir ve ne kendileri ne de kanka kontenjanından çevrelerinde bulunan herhangi biri kahramanlık payesiyle kendilerine bahşedilmiş bu doğa üstü yetkinliğe halel getirecek -minik yaralar dışında tabii- hasar almaz. alamaz. zira olayın kuralı budur.

O yüzden, böylesi anlarda düşünmemiz gereken şu: Belki de şöyle olmuştur, her şeyi bilen Holmes bir tuzak olabileceğini düşünerek Watson'ı güvenli takip mesafesinde izlemiştir. Watson'da savaş tecrübesi olan bir doktor olarak belki de kendini suya atarak yırtmıştır? vs.

Bunlar eğlencelik filmler. Eğer Holmes fanı filan değilseniz, o kadar da takmamak lazım.

User offline. Last seen 1 hafta 2 gün ago. Offline
Joined: 26/10/2009
Gönderiler:

Benway son noktayı iyi koymuşsun.

Dediğin gibi her filmde artık klişelerle karşılaşmak pek de şaşırtıcı birşey değil.

Benim aklıma başka birşey takıldı. Aslında insanoğlunun taa tarihin eski çağlarından beri gelen bir arzusu bu; dünyayı egemenliği altına almak! :) Yahu kötü karakterlerin bu tür istekleri yani dünyayı yoketmek yada ne bilim ona hükmetmek gibi klasikleşmiş kötü insan arzularının kaynağı nerden geliyor. Yok olmadı şöyle sorayım, bu tür fenomenler nasıl oldu da sinemya geldi dicem olmayacak yine. (yanlış biryerden girdim konuya sanırım ki soruyu oluşturamıyorum)

Yahu şaştım kaldım kendime ya. Aklımdaki soruyu soracam derken cevabını da buldum ya yazarken. Ne adamım ya:

"Aslında insanoğlunun taa tarihin eski çağlarından beri gelen bir arzusu bu; dünyayı egemenliği altına almak!"

Şöyle kısaca sorumu sorayım ben yukarıda yazdıklarımdan bağımsız olarak: "kötü karakterlerin dünyayı yoketme yada hükmetme gibi istekleri ilk hangi kitap ile edebiyat dünyasına girdi acaba, ya da hangi film ile ilk olarak sinemaya geldi bu fenomen?" Filmi izlerken kafama takıldı çok bu. Şöyle de sorayım: "bu dünyaya hükmetme olayı neden kötü karakterlerle bağdaştırılmış acaba? Yok mu hiç iyi biri?" Aslında watchmen'de vardı öyle birşey galiba yanılıyor muyum?

User offline. Last seen 1 gün 19 saat ago. Offline
Joined: 02/12/2007
Gönderiler:

Kötünün kötülüğü senin hangi tarafta olduğunla alakalı. Kanuni Sultan Süleyman bizim için "Muhteşem Süleyman"ken kuşatma altındaki zavallı Viyanalı için şeytanın vücut bulmuş halidir.
Bu bakımdan dünya hakimiyeti salt kötülerin ilgi alanına giren bir şey değil. Ama süreç acı, kan ve yıkımla dolu olduğundan -kurgusal çalışmalarda- olay kötülükle bağdaştırılır. Bunun sebebi epiğe kaçan eserde tarafları düzgünce vurgulamak, okuyucu/izleyicinin aklını karıştırmamak, arzu edilen coşkuyu vermek (ve mutlu son durumunda tereddüte yer bırakmamak).

Tarafların siyahla beyaz gibi birbirinden ayılmadığı gerçek hayatta dünya hakimiyeti kovalayanların kötü olarak resmedilmesinin sebebiyse,tarihin kazananlarca yazılıyor oluşu.

Mesela zamanında Roma'ya yürüyen Kartacalılar işgalci, zalim ve barbar olarak bilinirler. Hannibal ise adeta bir antik çağ Darth Vader'ıdır. Ama Kartaca'yı yakıp yıkan, ahaliyi kesen doğrayan, sağ kalanları da köle olarak kilo hesabı satan Roma ise medeniyet beşiğidir.

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. If you have a Gravatar account, used to display your avatar.
Mollom CAPTCHA (play audio CAPTCHA)
Type the characters you see in the picture above; if you can't read them, submit the form and a new image will be generated.